b i z i m m e k t e p
F a r k l ı  B a k ı ş
 

 


AnaSayfa

Dersler

Öğretmen

Öğrenci

Oyunlar

Dosya Gönder

Download

Hikâyeler

Videolar


Ziyaretçi Defteri

Rehberlik

Sağlık&Güzellik

Faydalı Linkler

Dinî Bilgiler

HAVA DURUMU

MİLLİ EĞİTİM HABER

FREE HOSTING

TÜRKİYE'Yİ TANIYALIM

 

 

 

DÖVİZ KURLARI

 

 

 

 

 

 

 

 


UYUŞTURUCUNUN ETKİLERİ
 ACI GERÇEKLER
 UYUŞTURUCU TUZAĞI
 NASIL KURTULUNUR?
 UYUŞTURUCU VE PKK
 İLK YARDIM
 DESTEKLEYENLER
 BASINDAN HABERLER
 SÖZLÜK
 LİNKLER

               
UYUŞTURUCU TUZAĞI
•              Uyuşturucuya alıştırma         yöntemleri
•              Uyuşturucu kültürünün sebepleri
•              Madde kullanımının nedenleri?
•              Arkadaş çok önemli
•              Eğlence Yerleri
•              Uluslararası Boyut
Uyuşturucuya Alıştırma Yöntemleri
Unutmayın , eroin bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır .
Eğer arkadaşınız , gerçektende arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı,  kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini  almayı unutuverir.   Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha         doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz.
Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması , diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.

Gençler , birbirlerine sigara ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor yada  "arabesk" türü tanımlamalarla , kendilerince aşağılama yolu seçiyorlar.
Okul önleri de artık satıcılar için vazgeçilmez mekanlardan. İstanbul'da bulunan pek çok okulun kapısında , özellikle çıkış saatlerinde uyuşturucu satıcılarına rastlanıyor. Okul yönetimi nemi yapıyor? Hayır onların okulunda uyuşturucu kullanan öğrenci yok ki. Neden böyle bir konuyu düşünsünler?
Esrar bağımlıları , kullandıkları malın içine eroin karıştırılarak bu uyuşturucuya da alıştırılabilirler. Eroin krizleriyle birlikte de bağımlılık başlar.
Uyuşturucu Kültürünün Sebepleri
Toplumu ayakta tutan , ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla.
Madde Kullanımının Nedenleri
Bilgisizlik : Tehlikeden habersiz ve bu sebeple konuyu hafife almak.
Özenti:  Özenti sergilemede en önemli payın medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Bira-bahane:  Diskotek ve diğer kafa bulma-eğlenme yerleri. Bunlar beyaz ölüm değirmeninin çarkları ve tuzaklarıdır. Giren büyük ihtimalle öğütülür.
Gurup baskıları: kötü arkadaş.
Merak:  Denerim, bırakırım kafası. Fakat bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli gelmektedir.
Moda:  Çevreye uyma havası... Bozuk çevre ve hasta toplum. Bilindiği gibi hastalıklarda insandan insana kolaylıkla geçebilir. Gençlerde tehlike sevgisi , cinsel bozukluklar , kendini aşma , ispatlama içgüdüsü veya gayreti. Genetik yapının maddeye yatkınlığı. Gençlerdeki manevi boşluk , inanç zaafı. Bozuk aile ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu. Gelecek  karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya ve yalnızlığa itiyor. Aile yapısındaki bozukluklar , geçimsizlikler. Ahlaki manevi zaaflar. Yine ailelerdeki ekonomik bozukluklar çoklukla normaliteyi  bozar. Bilhassa yokluktakini bunalıma ve intihara , varlıktakini şımarıklığa , taşkınlığa , tahribe   yöneltir. Eğitimdeki zafiyet , yetersizlik ve yanlışlıklar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler insanları bencilliğe (egoizme) , şahsi çıkarcılığa iten temeldeki sebeplerdir.
Arkadaş çok önemli
Çocuklar ve gençler aileden ve okuldan , zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine , uyuşturucu ile ilk temas , sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile değil , bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.

 UYUŞTURUCUYA DUR DEME ZAMANI    

                UYUŞTURUCU ve PKK
•              Terör Örgütlerinin Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı Bağlantısı
•              Terör Örgütü PKK
•              Terör Örgütü PKK'nın Uyuşturucu Kaçakçılığı Bağlantısı
•              Terör Örgütü PKK'nın Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı Faaliyetleri
•              Terör Örgütü PKK'nın Avrupa'da Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı
•              Terör Örgütü PKK'nın Uyuşturucu Madde Kaçakçılığında Dış Bağlantıları
•              Sonuç
Terör örgütü PKK'nın, 1984 yılından beri geçen 16 yıllık sürede yöre halkına yönelik uyguladığı vahşetle maskesi düşmüş ve gerçek kimliği ortaya çıkmıştır.

Son yıllarda terör örgütü PKK, güvenlik güçlerimizin 1990 yılından itibaren 'Terörle Mücadelenin Yol ve Yöntemlerini" profesyonelce kullanmasıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde tamamen etkisiz hale getirilmiş ve örgüt adeta bir çıkmazın içerisine girmiştir.

Halkın desteğini alamayan örgüt içine düştüğü çaresizliğini aşmak için, yıllardır Marksist-Leninist bir örgüt olduğunu söylediği halde daha sonra din maskesini kullanmaya başlamış, yine çaresizliğinin bir göstergesi olan intihar saldırılarını gerçekleştirmiş, bölgedeki sıkışmışlığını aşmak için Karadeniz'e açılma girişimlerinde bulunmuş, bütün bu yeni taktiklere rağmen umduğunu bulamayan örgüt yaşadığı iç isyanlarla bir çözülme sürecinin içerisine girmiştir. Örgüt şimdilerde ise, Kuzey Irak'ta yakalanan Şemdin Sakık'tan sonra Abdullah Öcalan'ın da Kenya'nın başkenti Nairobi'de yakalanmasıyla bitme noktasına getirilmiştir.

Bugüne kadar örgüte eylem kararlarını bizzat verip uygulattıran ve verdiği sayısız katliam emirleriyle 30.000 kişinin katili olan Abdullah Öcalan Türk mahkemeleri önünde hesap vermiş ve idama mahkum edilmiştir.

Terör örgütü PKK'nın faaliyetlerini sürdürebilmesi ve varlığını devam ettirebilmesi ekonomik anlamda güçlü olmasına bağlıdır. Özellikle örgütün kadrolarının genişlemesi ve faaliyetlerinin değişik alanlara yayılması onların daha fazla gelire ihtiyaç duymalarına sebep olmuştur.

Bu çerçevede, gerekli finansın sağlanabilmesi için, başvurulan metotlar her örgüt için benzerlik göstermektedir. Fakat bazı örgütler ise sadece kendilerine özgü şekillerde gelir temin etme yoluna gitmektedirler. Bir terör örgütünün bu yollardan hangileri ile finans temin ettiği, örgütün ideolojisine ve çapına göre değişkenlik göstermesine karşın hemen hemen tüm terör örgütlerinin finans ihtiyacını karşılamada uyuşturucu kaçakçılığı en önemli gelir kaynaklarından biridir.

Ülkemizde de, bölge halkına yaptığı insanlık dışı katliamlarla tanıdığımız terör örgütü PKK, yüksek miktarlarda paraların temin edildiği ve örgüt için çok cazip ve kaçınılmaz olan uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunmaktadır. Hatta bugün terör örgütü PKK'nın, Ortadoğu ve Avrupa bağlantılı uyuşturucu ticaretinde ve bu ticaretin tüketicisi bir çok Avrupalı gencin ölümünde çok önemli bir role sahip olduğunu söylemek mümkündür.

Bu çerçevede "Uyuşturucu Kaçakçısı Terör Örgütü PKK" isimli bu çalışma ile, terör örgütü PKK'nın dünü ve bu günkü son durumu, örgütün niçin uyuşturucu kaçakçılığına yöneldiği, uyuşturucu kaçakçılığı çerçevesindeki faaliyetlerinin neler olduğu ve bağlantılı olduğu ülkeler deşifre edilmeye çalışılmıştır.

Belge ve somut bilgilere dayalı bu çalışmadan arzulanan seviyede faydalanılmasını temenni ederim.
Burada yayınlanan bilgiler, KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı'nın "UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI TERÖR ÖRGÜTÜ PKK" adlı yayınından alınmıştır.

NASIL KURTULUNUR?
Bizlere düşen görevler,
•              Aileye Düşen Görevler
•              Devlete Düşen Görevler
•              Medyaya düşen Görevler
Çocuğunuzun Uyuşturucu Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız?
Uyuşturucuların kullanılması davranış değişikliklerinde ve bünyedeki emarelerde kendini gösterebilir. Bununla beraber bu işaretler kesin delil sayılmazlar. Uyuşturucunun kullanılmasında kesin delil olan bünye emaresi enjeksiyonda (bilhassa eroinde) görülür. Daha çok kol ve bacak damarları boyunca olmak üzere, bağımlının bütün vücudunda iğne izleri vardır. Bunlar sivrisineğin soktuğu yerlere benzer ve muhtemelen iltihaplıdır. Tabi iğne ile tedavi gören hastaların vücudunda da iğne izlerinin bulunduğu unutulmamalıdır.

Kullanılan uyuşturucunun cinsine ve kullanma şekline göre değişen aletler, zehirin alınışı ve çeşidi hakkında fikir verir. Vücuttaki emarelerin çokluğu bağımlılık ihtimalinin işareti ise de, uyuşturucu kullanılmasının kesin delilleri olarak kabul edilmemelidir, fakat uyanık olunmalı, olaylar dikkatle izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunlar mesela, el titremesi, ter boşanması, uykusuzluk, huzursuzluk, sükunet ile sinirlilik hallerinin birbirini takip etmesi gibi işaretlerdir. Davranış değişiklikleri de uyuşturucu bağımlılığın işareti sayılır.

Gençlerde rastlanan ve göze çarpan bu ve benzeri haller, ergenlikle ilgili çok normal sebeplerde olabilir. Örneğin ergenlikte:

Okul başarılarındaki  inişler ve yükselişler, Aile münasebetlerinden ayrı kalma, uzaklaşma, Ruh halinde değişiklikler, İlgi alanlarının sık sık değişmesi söz konusu olabilmektedir.
Bunlar tehlike işaretleridir :
•              Daha önce bizlerle olmaktan zevk alan, programlar yapan kızımız veya oğlumuz, bizden uzak durmaya başlamışsa, ilgi ve istekleri sıklıkla değişiyorsa, maymun iştahlı olmuşsa, daha önce eğitim konusunda verdiği kararı değiştirmişse, kararsızlıklar yaşıyorsa...
•              Ruhsal yönden içine kapandığını, aşırı sinirli olduğunu, alınganlaştığını, sonra tekrar normale döndüğünü fark ediyorsak.
•              Başarı oranı tamamen ve her derste düşmüş ise, arkadaşlarını çok sık değiştiriyorsa, eski arkadaşlarına sırt çeviriyor ve çevreyle ilişkilerden kaçıyor, işini yada okulunu bırakmak istiyorsa.
•              Hiçbir şeye ilgi duymuyor ve herkesden uzak kalıyorsa, geleceğe dönük hiçbir adım atmıyorsa.
•              Ani ve çabuk duygu değişimleri varsa, yemek yeme düzeninde bozukluk oluyorsa.
•              Yalan söylüyor ve evden ufak tefek şeyler kayboluyorsa.
•              Elbisesinde, yatağında ufak yanıklar ve yırtıklar oluşmuşsa, farklı yerlere gittiğine dair ipuçları varsa.
•              Tuvalette uzun süre kalıp, oradan rahatlamış olarak çıkıyorsa.
•              Odasında, üstünde pudraya benzer şeyler varsa bunlar bize bir problemin olduğunu düşündürmelidir. Ama bütün bunları, tek başına anne yada baba olarak halletmeye kalkışmamak, mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.
Aileye Düşen Görevler
Uyuşturuculardan korunmada en büyük vazife aileye düşmektedir. Aile toplumun temel çekirdeğidir. En başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar, her türlü sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne ve babalarına açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince değerlendirilmeleri şarttır.
Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
•              Gerçek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar.
•              Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir. Böyle kişiler davranışlarından, hareket ve sözlerinden anlaşılır.
•              Boş zamanları en iyi şekilde (okumak, kültürel ve diğer faydalı faaliyetlerde bulunmak gibi meşguliyetlerle) değerlendirmelidirler.
•              Yine gençlik dönemi ; halk arasında söylendiği şekliyle "delikanlılık" devresidir. Bu yaşlarda kişilik icabı, gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere girilebilir, kararlarda isteksizlik olabilir. Gençler bu hususu daima göz önünde tutmalı büyüklerin uyarılarını dikkate almalıdırlar.
Son olarak gençlerimizi uyuşturucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki uyuşturucu, kumar, şans oyunları, sapıklıklar, fuhuş evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama "Uyuşturucu Kültürü" adını veriyoruz. Zararlı alışkanlıkların temelinde bu vardır ve bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır.
Bu kültürün filizlendiği birahane, pub, diskotek, kahvehane, kumarhane, meyhane ve benzeri yerlerden uzak durmalıdır.
Bira ve "alkolsüz" denilen bira, alkolizm ve uyuşturucu batağının başlangıç basamağıdır.
Yine milli manevi değerlerimiz, yüzyıllardan beri nesilden nesile intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu değerlere sarılmak zorundayız.

Doç. Dr. Safa Saygılı (Psikiyatrist)

 

DEVLETE DÜŞEN GÖREVLER
Uyuşturucularla Mücadele Bakanlığı yanında, önemli sorumluluklar taşıyan Milli Eğitim, Sağlık, İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları başta olmak üzere, bünyesinde eğitim üniteleri ve eğitilmesi gereken genç kitleler bulunduran diğer bakanlıklar ve diğer devlet kuruluşları bu konuda görev ve sorumluluk taşımalı, buna sahip çıkmalı ve bu büyük organizasyonda yerini almalıdır.
Milli eğitimde en azından şunlar yapılmalıdır:
•              Orta ve Liselere haftada 1-2 saatlik zorunlu ders getirilmeli ve bu çalışmalar yasal çizgide ciddiyetle sürdürülmelidir.
•              Genç öğrencilerle birlikte aileleri de eğitim kapsamına alınmalı. Ailenin ,medyanın da ciddi katkıları sağlanarak, maddi ve manevi kültür değerleriyle güçlenmesi mutlaka sağlanmalıdır.
•              Yönetici ve eğiticilerin kötü örnek olması, özenti oluşturması kesinlikle önlenmelidir.
•              Okul Yeşilay kolları seçkin öğrencilerle her okulda mutlaka kurulmalı, bunların başına gönüllü ve yetenekli bir rehber öğretmen tayin edilerek, bu öğretmenler uzmanlaştırılmalıdır.
•              Uzmanlık çizgisine ulaşan rehber öğretmenler, hem öğrencileri, aynı zamanda ailelerini eğitmelidir. Bu çalışmalar eğitim yılı boyunca ciddi bir şekilde sürdürülmelidir.
•              Okullar bu konuda eğitim malzemeleri ve gerekli doküman bakımından yeterli bir zenginliğe ulaştırılmalıdır.
•              Doküman yönünden Milli Eğitime, Sağlık Bakanlığı, Medya (bilhassa eğitsel filmlerin hazırlanması bakımından) yardımcı olmalı. Yeşilay’ın maddi destekle bilhassa yazılı ve görsel dokümanlarla bu hizmete gerektiği ölçüde katılması sağlanmalıdır.
•              Özel sektör (kurumlar) ve yöneticileri bahis konusu hizmet ve görevlere aynen sahip çıkmalıdırlar.
•              Bütün halk kuruluşları ve vatandaşlar her biri bu mücadelede görev almalı ve üzerine düşenleri yerine getirmelidir.
•              Bu arada istisnai bir durum olarak bir Anayasa görevi yapan Yeşilay’a:
a)   Mali, teknik ve teşkilatlanma yönünde gerekli ve yeterli yardımlar yapılmalıdır.
b)   Yıllardır büyük emekle gençlerimiz için bu maksatla çıkarılan Yeşilay dergisine ve dokümanlarına Devlet kütüphanelerinin ve bütün resmi ve özel okulların, keza kurumların abone olmaları sağlanmalıdır.
•              Bu hizmetlerin yerine getirilmesi, bütün ülkeyi içine alacak güçlü bir organizasyonun oluşturulması ve gerekli yasa ve mevzuatın çıkarılması, münhasıran uyuşturucularla mücadele görevini üstlenecek olan Bakanlıkça yapılmalıdır.
MEDYAYA DÜŞEN GÖREVLER
En güçlü ve yaygın eğitim kurumu olduğu halde bu çizgide hiç bir görev üstlenmeyen, hatta büyük bölümü ile, bilhassa temeldeki konu olan ve her türlü zararlı alışkanlıklara ve bunların salgın haline gelmesinde en büyük etken kabul edilen uyuşturucu kültürü çizgisinde büyük bir sorumsuzluk sergileyen medya, mutlaka disipline edilmeli. Bu güçlü kurum bütün birimleri ile yararlı bir çizgiye getirilmelidir ve medyanın bu sorumluluklarını ve hayati önem taşıyan görevlerini kabullenip yerine getirmedikçe diğer hiçbir tedbirin ülkeyi ve toplumu selamet kıyısına götüremeyeceği kesinlikle bilinmelidir. Bu ülke, bu toplum ve bu devlet hepimizindir. Bir yerde hırs ve kazançlara sınır getirmek zorundayız.

SÖZLÜK
Afyon: Haşhaş bitkisinin kapsüllerinden elde edilen bir sakızdır.
Amphetamin: Saf halde iken renksiz, uçucu bir sıvıdır. Ağır kokusu ve yakıcı tadı vardır.
Burundanga: Amerika yerlilerinin borazan biçimli beyaz ve pembemsi çiçekli, yeşil ve geniş yapraklı bitkiye verdikleri isim.
Depresyon : Fizik veya moral çöküntü. Ruhi ve bedeni düşüklük. Bitkinlik. İç sıkıntılar.
Doğal : Tabii, natürel
Dolophine: Methadonun piyasadaki adı.
Emosyon : Heyecan
Enpotans : İktidarsızlık
Eroinman : Eroin bağımlısı, eroin müptelası
Esrarkeş : Esrar çeken, esrar bağımlısı ,esrar müptelası
Halüsinojen : (Hayal gösteren – evham veren) hayal ve vehimler oluşturan kimyasal maddeler. Hakikatte olmayan hayallere sebep olan maddeler.
Haşiş:Esrar yapımında, ince elekten çıkan ilk kaliteye verilen ad.
Hepatit : Karaciğer arızaları, zafiyeti...
Hezeyan : Sayıklama, saçmalama... Delüzyon. Gerçek dışı, akıl ve mantık yolu ile düzeltilemeyen yargı hataları. Kaynağı şuuraltı dürtülerdir. Şüpheci kişilerde gelişir. Çeşitleri vardır.
Ice: Renksiz, kokusuz, parlak, yarı beyaz, yarı saydam kristallerden oluşan uyuşturucu madde.
İnhalasyon : Buğu, gaz veya ufak damlacıklar halindeki sıvıların solunması .
İnhalants : Solukla içeriye çekilen ilaçlar, uçucular, çözücüler...
Kodein: Afyon kozası veya afyondan mevcut olup, çoğunlukla morfinden kimyasal yolla elde edilir.
Kokain: Beyaz toz (Kristalize pudra) görünümlü uyuşturucu bir madde.
Marihuanna: Esrarda ikinci kalite mal.
Methadon: Norkotikler gurubundan uyuşturucu bir madde.
Morfin: Afyondan kimyasal işlemlerlerle üretilir. Afyon içindeki en tanınmış alkoloid (zehir) dir.
Morfinman : Morfin tiryakisi, morfine bağımlı (müptela)...
Morfinmani : Morfin kullanma hastalığı.
Narkotik : Afyon ve türevleri soyundan olan uyuşturucu maddeler...
Paranoid : Psikoz denilen ruh hastalığının heyecanlı tepkileri. Herkesten şüphelenir. Bakış, gülüş ve özel konuşmalardan huylanır. Ortadan olayları kendi aleyhinde olarak değerlendirir. Kendisine komplo, suikast, hıyanet, hakaret şeklinde algılar herkese düşmanı imiş gibi bakar. Kibir, istihza, ima yüklüdür. Öyle konuşur. Şizofrenik
Psikoterapi : Telkinle tedavi, ruhsal yönlendirme ile bağımlıyı tehlikeden kendi iradesiyle uzaklaştırma işlemi.
Reçine:Dişi kenevirin tepe çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen koyu sıvıdır.
Sedatif : Sakinleştirici. Müsekkin. Ağrı dindirici.
Sentetik : Kimyasal işlemlerle elde edilen.
Stimulant : Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı, tenbih edici, münebbih.
Şizofreni : Dış alemle irtibatın (ilginin) kesilip içe kapanma olarak açıklanan akıl hastalığı...
Toksin : Mikrop v.s. nin ifraz ettiği zehir.
Toksik : Zehirleme niteliği olan, zehirleyici madde...
Toksikoman : Toksit maddelerini kullanma bağımlısı ... (Bunlar çeşitli suçlar ve cinayet de işleyebilirler ) Kesin tedavi yok, geçici ve hafifletici tedaviler olabiliyor. Türlü çeşitleri ve tezahürleri var.

İLK YARDIM

NASIL YARDIM EDERİZ?
Hiç kimse, sadece uyuşturucu kullanımı hakkında ikazda bulunmakla ve uyuşturucuların tehlikelerini anlatmakla uyuşturucu afetine karşı yeterli tedbir alınabileceği zannına kapılmasın . hatta sadece bu şekilde hareketle yetinmek, kısmen aksi tesir de yapabilir. Etkili tedbir olarak, çocukların ve gençlerin  "Uyuşturucuya Hayır!" diyebilecek duruma getirilmesi lazımdır. Bunun için kendilerine olan güvenlerinin arttırılması, güçlükleri yenebilmeleri ve kendilerini hayata hazırlamaları hususunda onlara her fırsatta yardımcı olunması gerekmektedir. Uyuşturucu kullanımının işaretleri olabilecek davranış şekillerini teşhis ederek, gecikmeden gerekli tedbirlerin alınması önemlidir. Bu görevlerin başarı ile yerine getirilmesi de okul doktoru ve öğretmenler ile okul aile birliğinin devamlı işbirliği büyük fayda sağlayacaktır. Uyuşturucu bağımlıları, tıbbi tedaviye ve rehabilitasyona muhtaç olan hastalardır. Uyuşturucu kullanımı ne kadar erken fark edilirse, bağımlının kurtulma şansı o kadar yüksektir. Bunun için bağımlının anne ve babası ve kendisi derhal ilgili doktora başvurmalıdır. Tedaviyi yürüten doktor narkotik şube ile birlikte çalışır ve bağımlıya hiçbir şekilde ceza verilmez, tedavisi için gereken her türlü yardım yapılır. Aşağıdaki adreslere müracaat edildiği taktirde istedikleri bilgiyi alacaklardır.
Yardım İçin Danışılacak Yerler
AMATEM-ist. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi (Alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezi) Tel: 543 65 65 (santral)
A.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim dalı
Gazi Ü. Araştırma Hastanesi
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
Yakındaki resmi ve özel hastanelerin psikiyatri klinikleri veya uzman hekimleri
Bu konuda ruh hekimleri (psikiyatri uzmanları) keza, konu ile iştigal eden psikologlar ilk müracaat ve bilgi edinme mercileridir.
Doğrudan Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezinden Tel: 0 (212) 527 16 83 Fax:0 (212) 522 84 63 bilgi alınabilir. Ancak, Yeşilay bir tıp ve tedavi merkezi olmayıp, bilgilenme merciidir.
 

UYUŞTURUCU MADDE NE DEMEKTİR?

Yunanca uyku anlamında ki "narke"den gelen ve İngilizce'ye "narkotik" olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale getiren demektir.

    Uyuşturucu madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder.Ancak, keyif veren, kışkırtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi maddeler içinde kullanılmaktadır.

   Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir.

UYUŞTURUCU MADDE SUÇLARI NELERDİR?

Uyuşturucu madde suçları Türk Ceza Kanunu’nun 403, 404, 405, 406, 407 ve 408. maddelerinde düzenlenmiştir.

Uyuşturucu madde suçlarını üç başlık altında toplayabiliriz.
1.             Uyuşturucu madde temin etme suçları
2.             Uyuşturucu madde kullanmak veya kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçu,
3.             Sahte reçete ile uyuşturucu madde alma suçu.

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ:

MADDE 403
1.             Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal veya ithal edenlere on yıldan yirmi yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için elli bin lira para cezası verilir.
2.             1 numaralı fıkrada yazılı maddeleri ihraç edenlere, altı yıldan on iki yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddelerin her gram ve küsuru için elli bin lira ağır para cezası verilir.
3.             Uyuşturucu maddeleri imal ve ithal ettikten sonra ihraç edenler hakkında 1 numaralı fıkrada gösterilen cezalara da ayrıca hükmolunur.
4.             Böylece ihraç edilmiş maddeler dolayısıyla yabancı memlekette hükmedilmiş ve çekilmiş veya yabancı ülkede çekilmemiş olmakla beraber Türkiye'de infazı kabil cezalar çekildikleri takdirde, ihraç sebebiyle hükmedilecek cezadan indirilir.
5.             Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlara veya satışa arz edenlere veya satın alanlara veya yanında yahut başka bir yerde bulunduranlara veya bu maddeleri parasız devredenlere yahut bu suretle devralanlara veya sevk veya nakledenlere veya bunların alınıp satılmasına veya devrine veya ne suretle olursa olsun tedarik edilmesine aracı olanlara dört yıldan on yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için elli bin lira ağır para cezası verilir.
6.             Yukarıdaki madde de gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain,baz morfin, morfin ise fail hakkında verilecek ceza bir katı oranında arttırılır.
7.             Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, teşekkül oluşturanlar ile idare edenler veya bu teşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi dahilinde verilecek ceza ayrıca yarı oranında arttırılır.
8.             Bu madde de yazılı suçlar, bunları meslek, sanat ve geçim vasıtası haline getirenler ile aralarında teşekkül oluşmaksızın birden ziyade kimse tarafından toplu olarak işlenirse, hükmolunacak cezalar üçte bir oranında arttırılır.
9.             On sekiz yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetine sahip bulunmayanları bu madde de yazılı suçları işlemekte kullanan kimseler hakkında fiil için tertip olunacak ceza altıda biri oranın da arttırılarak hükmolunur.
10.           Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemek maksadı ile teşekkül oluşturanlar ile bunları idare edenlere veya bunlara dahil olanlara beş yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
11.           Birden ziyade kimsenin bu suçları işlemek için önceden anlaşmaları teşekkül sayılır.
12.           Uyuşturucu maddeleri sahte reçete ile alanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bir milyon liradan beş milyon liraya kadar ağır para cezası verilir.

KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA:

MADDE 404
1.             Özel bir yer sağlayarak veya başka bir suretle bir kimsenin uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıranlar ile bu maddeleri on sekiz yaşını bitirmeyen küçüklere veya aklen malüllere veya müptela olan kişilere verenler hakkında 403 üncü maddenin 5 ve 6 numaralı fıkralarında yazılı cezalar altıda bir oranında arttırılarak hükmolunur.
2.             Uyuşturucu maddeleri kullananlar ile bu maksatla yanında bulunanlara, bir yıla kadar hapis cezası verilir.
3.             Uyuşturucu madde kullanan kimse hakkında herhangi bir tahkikata girişilmeden resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isteyecek olursa kullanma fiilinden dolayı hakkında kovuşturma yapılmaz.
4.             Uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesinde ise salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede muhafaza ve tedavilerine yetkili mahkemece tahkikatın her safhasında da karar verilebilir.

 

SAHTE REÇETE İLE UYUŞTURUCU MADDE SATIN ALINMASI:

Madde 405

403 ve 404 üncü maddelerde yazılı suçlara iştirak etmiş olan kimse, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu ve suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber vererek bunların yakalanmalarını veya elde edilmelerini kolaylaştırırsa ceza verilmez.

Bu cürümler haber alındıktan sonra, cürümün meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

CEZAYI ARTTIRAN ÖZEL HALLER:

MADDE 406

403 üncü madde de ve 404 üncü maddenin bir numaralı fıkrasında yazılı fiilleri işleyen tabip, veteriner, kimyager, eczacı, diş tabibi, dişçi, ecza ticarethanesi sahibi, mesul müdür, sağlık memuru, ebe, hemşire veya hasta bakıcı ise, verilecek ceza yarısı oranında arttırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeten memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatın icrasının tatili cezasına da hükmolunur.

403 üncü madde de veya 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı cürümler, her nevi ulaşım araçlarında veya umuma açık yerlerde bunların sahip ve müstahdemleri veya memuriyet vazife ve nüfuzunun suistimali suretiyle memur ve müstahdemler tarafından işlenecek olursa, cezalar üçte bir oranında arttırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeden memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatının icrasının tatil cezasına da hükmolunur.

SAĞLIKÇA ARIZA - CEZAYI ARTTIRAN HALLER:

MADDE 407

Geçen maddelerde yazılı fiillerden dolayı şahısların hastalanması yahut yara ve berelenmesi gibi sıhhatçe bir arıza vukuu bulunması halinde ölüm ve müebbeden ağır hapsi müstelzim ahvalin gayrısında ceza üçte birden yarısına kadar çoğaltılır. Eğer fiil birkaç kişinin hastalığına sebep olmuş ise birinci fıkrada beyan olunan ceza bir mislinden aşağı olmaz.

Eğer fiil bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.

 

 

 
MÜSADERE:
 
MADDE 408

403 üncü madde de yazılı şeylerin kullanılmasını kolaylaştırmak için açılan mahallelerde mevcut bütün eşya müsadere olunur ve iş bu eşyanın bedelinin yarısı cürümü meydana çıkarmakta hizmeti görünenlere verilir.

UYUŞTURUCU MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI:

         Uyuşturucu maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz;

A- AFYON VE TÜREVLERİ
1-Afyon
2-Morfin
3-Kodein
4-Metadon
5-Eroin
B- KENEVİR VE TÜREVLERİ
1-Reçine esrar
2-Toz esrar
3-Pres esrar
4-Gonca esrar
5-Likit(sıvı) esrar
C- UYARICILAR
1-Amfetamin
2-Kokain
3-Kafein
D- SENTETİKLER
1-Ecstasy (MDMA)
2-Captagon
3-Methamfetamin
4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-Phencylidine (PCP)
E- SAKİNLEŞTİRİCİLER
1-Barbituratlar
2-Trankizanlar
3-Sedatifler

 
UYUŞTURUCUNUN  ZARARLARI

-Fiziki Etkileri

Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde :

Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.
Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

Sindirim Sisteminde:

Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde:

Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde:

Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

Solunum Sisteminde:

Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında:
Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.               

 

Solunum Sisteminde:

Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında:

Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme:

Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

-Sosyal ve Maddi Etkileri
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

       Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)

       Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.

       İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.

      İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Toplumları çöküşe götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.

     Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

ÇOCUK VE GENÇLERE ÖRNEK OLMA

Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır.

Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır.

Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp-bırakma , bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır.

Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.

KULLANIMLA MÜCADELE

TEDAVİ

     Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.

Kullanıcılar arasında "bu hastalığın tedavisi olmadığı" yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu değiştirilmeye çalışılmalıdır.

Uyuşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması onun eski günlerine dönmesine neden olabilir.

Tedavinin ilkeleri

Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklikler göstermektedir.

     Tedavinin başarısı için iki önemli etken sayılabilir:
1.            Bunlardan birincisi kişinin tedavi olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise, kimse ona zorla bıraktırmayı başaramaz.
2.            Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek fazla bir şey yoktur.Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık geliştiyse, tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.
Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile daha da artan aile içi iletişim bozukluklarının, kopukluklarının giderilmesi için anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.

ÖNLEME

       Gençlerin madde kullanmaya başlamasını önlemede ailelerin çocukları ile ilişkilerinin kalitesi önemli bir yer tutar. Çocukları ile kuvvetli sevgi ilişkisi olan doğru ve yanlışları öğreten, davranışları için uygulanabilir kurallar koyan, bunların uygulanmasını sağlayan ve çocuklarını gerçekten dinleyen ebeveynler çocuklarının uygun bir aile ortamında yetişmesini sağlamış olurlar.
İnsan ihtiyaçları, sonsuzdur. Çocuğunuzun yaşını sosyal çevresini, ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak ne kadar harçlık vereceğinizi belirleyiniz. Belirlenen bu rakam ihtiyaçların üzerinde yâda bu ihtiyaçları karşılayamayacak miktarda olmamalıdır.

 —Değerlerin öğretilmesi

      Her ailenin bazı prensip ve standartlarla belirlenmiş davranış beklentileri vardır. Sosyal, ailesel ve dini değerler gence alkole ve maddeye hayır demeleri için nedenler bulmasını ve kararlılıklarını kesin bir şekilde sürdürmelerini sağlar.
Aile değerlerinizi çocuğunuza açık bir şekilde öğretebilmeniz için:

İzin alması için gerekli olan değerleri açık bir şekilde belirtin ve dürüstlük, sorumluluk alma ve kendine güvenin neden önemli olduğunu, bu değerlerin iyi kararlar vermede nasıl yardımcı olacağı hakkında konuşun.

Kendi davranışlarınızın çocuğunuzun değerlerinin gelişmesini nasıl etkilediğini sakın unutmayın. Çocuklar kendi anne-babalarının davranışlarını taklit ederler. Örneğin sigara içen anne ve babaların çocuklarının sigara içme yüzdesi daha yüksektir. Sigara içme, alkol ve yatıştırıcı ilaçları alma davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Unutmayın ki sizin bu maddeye karşı tutumunuz çocuğunuzun alkol veya madde kullanıp kullanmamaya karşı belirleyeceği tutumu şekillendirecektir. Bu zaman zaman aldığınız alkolü tamamen kullanmamanız anlamına gelmektedir. Çocuklar bağımlılık düzeyinde, kendisine ve ailesine zarar verebilecek düzeyde alkol kullanımı ile sosyal içicilik arasındaki farkı anlayabilirler.

Çocuğunuzun asla sizin içkinizden tatmasına izin vermeyin. Böylece çocuk, erişkinler için yasal ve kullanılabilir olan alkolün çocuklar için yasal olmayan bir madde olduğunu görebilir.

Kendi söz ve davranışlarınız arasında ki uyuma dikkat ediniz. Çocuğunuzun sizinle özdeşim kurduğunu unutmayınız. Çocuğunuzdan beklediğiniz davranışları sizin gösterdiğinizden emin olunuz. Çocuğunuz sizi model alır. Sizin davranışlarınızın, tutumlarınızın, sorunlarla başa çıkma yollarınızın benzerlerini çocuğunuzda görebilirsiniz.

Çocuğunuzun sizin aile değerlerinizi anladığından emin olunuz. Aileler bazen çocuklarının nadiren veya hiç konuşmadan değerleri aldıklarını düşünürler. Bu doğru değildir. Bunlar, aile yemek için bir araya geldiğinde konuşulabilir.

—Alkol ve Diğer Maddelere Karşı Kuralların Konması ve Bunların Uygulanması

Kuralların konması işin sadece başlangıç kısmıdır. Önemli olan bunların uygulanmasıdır. Kurallara uyulmadığında uygulanacak yaptırımlar da önceden belli olmalıdır.

     Açık olun. Kuralların nedenlerini açıklayın. Kuralların neler olduğunu ve nasıl bir davranış beklediğinizi söyleyin. Kurallara uymamanın sonuçlarını, yani yaptırımın ne olacağını, nasıl uygulanacağını ve ne kadar süreceğini tartışın.

     Tutarlı olun. Çocuğunuzun alkol veya madde kullanmaması konusundaki kuralların evde, arkadaşında ve her yerde geçerli olduğundan emin olun.

Makul olun. Daha önce kararlaştırılmamış yeni kuralları ve cezaları çocuğunuzla tartışmadan uygulamayın. "Baban eve geldiğinde seni öldürür" gibi gerçekçi olmayan tehditlerden kaçının. Bunun yerine sakin bir şekilde tepki verin ve daha önce kararlaştırmış olduğunuz cezayı uygulayın.

-Alkol ve Maddelerin Etkileri Hakkında Bilgi Sahibi Olma:

    Aileler; alkol ve uyuşturucu maddeler hakkında bilgilenmeli, tehlikeyi kendilerinden ve çocuklarından çok uzaklarda görmemeli, tehlikeden uzak kalabilmek için tedbirler geliştirmelidirler.

-Çocuğunuzla Konuşma ve Onu Dinleme
Bir çok aile çocuğu ile alkol ve diğer maddelerin kullanımını konuşmaktan kaçınır. Bazıları kendi çocuklarının böyle maddelerle karşılaşmayacağını düşünür. Bazıları ise bunu nasıl konuşacağını bilmediği için veya böyle fikirleri çocuğun kafasına koymak istemediği için konuşmaz.
Çocuğunuz böyle bir problem yaşayıncaya kadar beklemeyin. Tedavi programlarına giren bir çok genç ailelerin öğrenmesinden önceki en az iki yıldan beri madde kullandıklarını açıklamaktadırlar. Çocuğunuzla madde ve alkol hakkında daha erken konuşmaya başlayın ve iletişim kanallarını açık tutun.
Tüm cevapları bilmeme olasılığından endişe etmeyin. Çocuğunuz bununla ilgili olduğunuzu bilsin yeter. Birlikte cevapları araştırabilirsiniz.
Aşağıda çocuğunuzla alkol ve madde hakkında konuşabilmenizi sağlayacak bazı ipuçları bulacaksınız.
İyi bir dinleyici olun. Çocuğunuzun size problemlerini veya sorunlarını getirebileceğinden emin olun. Çocuğunuzun size söylediği şeyleri dikkatle dinleyin. Öfkenizi kontrol edin, şiddetten kesinlikle kaçının. Gerekiyorsa, sakinleşmek için kendinize süre verin. Çocuğunuzun ne söylediğine çok dikkat edin. Eğer çocuğunuz sorunlarından bahsediyorsa, okulda veya arkadaşlarıyla işlerin nasıl gittiğini siz sorun.
Hassas konularda da konuşabileceğinizi hissettirin. Gençler, kendileri için önemli konularda ailelerinden bilgi alabileceklerine inanmak isterler.
Ödüllendirin. Sadece yanlışlar üzerinde odaklanmayın, iyi yaptığı şeyleri de fark edin ve bunları belirterek pekişmesini sağlayın. Aileler ödüllendirmekte eleştirmekten daha cömert olursa çocuklar kendilerini daha iyi hissederler ve kendi kararlarına güvenerek özgüveni yüksek gençler olurlar. Burada kastedilen sözel ödüllendirmedir. Yani çocuğunuzun yaptığı davranışı beğeniyorsanız onu takdir ettiğinizi söyleyin.
Açık mesajlar verin. Alkol veya madde hakkında konuşuyorsanız çocuğunuza kullanmama mesajını açık şekilde verdiğinizden emin olun. Böylece çocuğunuz kendisinden beklenenleri tam olarak bilecektir.
Doğru davranışlarınızla model olun. Çocuğunuzdan beklediğiniz dürüstlük, ahlaklı olmak gibi davranışları kendiniz gösterdiğinizden emin olun.
—İletişim İpuçları
Dinleme;
?            Dikkatle dinleyin
?            Sözünü kesmeyin
?            Çocuğunuz konuşurken kendi söyleyeceğinizi hazırlamakla meşgul olmayın
?            Çocuğunuzun sözünün bittiğinden emin olana kadar bekleyin.
Gözleme;
?            Çocuğunuzun yüz ifadesi ve vücut dilini anlayın.
?            Çocuğunuz sinirli ve rahatsız mı veya rahat mı görünüyor?
?            Konuşma süresince çocuğunuzun söylediklerini ona eğilerek, omzunu tutarak ve başınızı sallayarak ve göz teması kurarak dinleyin.
?            Çocuğunuzun konuşmalarını ciddiye alın.
Cevap verin;
?            "Şunu yapmalısın", "senin yerinde olsam" veya "ben senin yaşındayken" ile başlayan cümleler yerine
"çok ilgimi çekti" , "anlıyorum ki bu bazen zordur" gibi cümlelerle başlamak cevap vermek için daha uygundur.
?            Eğer çocuğunuz size duymak istemediğiniz şeyler söylüyorsa, sakın bunları yadsımayın.
?            Her durum için çocuğunuza önerilerde bulunmayın. Bunun yerine anlattığı şeylerin ardında ki duyguları anlamaya çalışın.
?            Çocuğunuzun kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun.
?            Çocuğunuzun içinde bulunduğu güç durumu sizinle paylaştığı için pişman olmasına neden olmayın. Her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin.

 
AFYON VE TÜREVLERİ

-AFYON

      Afyon, haşhaş kozasının çentiklenmek (çizilmek) suretiyle akan süt gibi beyaz özsuyundan elde edilmektedir. Hava ile temas ettikçe koyulaşır ve kahverengi bir renk alır.

      Haşhaş; dallı-budaklı, her sene tohumdan yetişen; beyaz, pembe, kırmızı ve mor renkte çiçek açan bir bitkidir.Olgunlaşan haşhaş bitkisinde, fındık ve küçük portakal büyüklüğünde bir kapsül(koza) oluşur. Kozanın kendisi bir uyuşturucu madde değildir.Afyon ve türevlerinin elde edildiği bir kaynaktır.

      Haşhaş bitkisinin değeri elde edilen morfinin yüzdesinin yüksekliğiyle ölçülür.

      Afyonun keskin, hoş olmayan kokusu ve acı bir tadı vardır.Bileşiminde takriben; % 10 morfin, %5 kodein , %6 narkotin bulunabilmektedir. Ayrıca afyonun içeriğinde şeker, protein, kauçuk yağı gibi maddelerle birlikte sayıları 25'i geçen alkaloid denilen zehir mevcuttur. Afyonun en önemli ve başlıca alkaloidi morfindir.(Alkaloid:içeriğinde bulunan diğer maddelerin genel adı.)


MORFİN

1805 yılında Almanya'nın Hannover kentinde çalışan eczacı Friedrich Wilhelm Adam Serturner, amonyaklı bir eriyik yardımıyla afyondan morfini ayırmış, hayvan deneyleri sonucu bu maddenin uyku verdiğini bulmuş, yunan mitolojisinde uyku tanrısının adından esinlenerek bu maddeye morfin adını vermiştir. Serturner morfinli yaptığı araştırmaların 1812 yılında Afyonun Analizi adı altında yayınlamıştır.

      Haşhaş bitkisinden çıkan afyon somunundan elde edilen morfin, morfin hidro klorür yada morfin sülfat tuzu olarak kullanılır. Morfin hidroklorür beyaz ince uzun kristaller şeklinde olup suda %25, alkol ve gliserinde kolay erir. Morfin sülfat, beyaz kuştüyü gibi yumuşak olup suda %15, alkol ve eterde daha düşük oranda erir.

    Morfin afyonun içinde doğal olarak bulunan bir alkoloiddir. Afyonun üretildiği bölgeye, özelliklerine ve niteliklerine bağlı olarak içinde %8-20 arasında morfin bulunabilir. Genel olarak %14-15 arasında morfin içeren afyonun iyi ve beğenilen nitelikte olduğu kabul edilmiştir.

-KODEİN

Afyondan elde edilen kodeinin kimyasal yapısı metilmorfindir. Renksiz beyaz kristaller yada toz şeklinde bulunur. Suda %1 oranında, alkol ve klaroformda daha yüksek oranda erir.

     Kodein ilk olarak 1833 yılında Fransa'da, Bobliquet tarafından afyondan ayrıştırılmıştır. Kodeinle ilk klinik araştırmayı 1834 yılında yapan Barbier, 65-130 miligram arasında değişen miktarlarında uyuşturucu ve uyku verici etkisi olduğunu göstermiş, buna keyif hali ve rahatlık veren etkileri de eklemiştir.

-METADON

Metadon, içerisinde afyon içeren tıp alanında kullanılan tıbbi bir ilaçtır.Yanlış kullanımlarında bağımlılık yapması kaçınılmazdır. Bu ilacın doktor kontrolü dışında kullanılması insanlar üzerinde ciddi tehlikeler oluşturur.

-EROİN

Eroin morfinin yarı sentetik bir türevi olup kimyasal yapısı diasetil morfin hidrokloriddir. Beyaz renkli, suda kolay eriyen bir tozdur. Morfinden daha güçlü analjezik etkisi vardır.

    Eroin ilk olarak Almanya'da Bayer fabrikalarında çalışan kimyacı Dresser tarafından elde edilmiştir.

     Beyaz toz eroin saf olarak satılmaz, satıcıların "katkı" adını verdikleri maddelerle karıştırılarak satışa hazır hale getirilir. Bu katkılı halinden sonra kahverengi tonlarında olur.


KENEVİR VE TÜREVLERİ
Esrar, dünyanın hemen tüm coğrafi kesimlerinde yetişebilen kenevir bitkisinden elde edilmektedir. Bitkinin özsuyunda bulunan uyuşturcu aktif maddesi Tetra Hydro Cannabinol’ü haşhaş bitkisinde olduğu gibi kolayca elde etmek mümkün değildir. Ancak, bitkinin kendisinin çeşitli yollarla işlenmesi sonucunda içindeki özsuyunu muhafaza etmesi sağlanarak kullanımı mümkün olmaktadır. Bir de bitkinin gövde ve yaprak bölümlerinde bulunan aktif maddenin değişik oranlarda olması nedeniyle bikinin değişik bölümlerinden ayrı esrar üretim yapılması esrar maddesinin çeşitlerin daha da arttırmaktadır.
REÇİNE VE ESRAR
Kenevir bitkisinin yapraklarının üzerindeki reçinenin çıkarılmasıyla elde edilen esrara "reçine esrar" denir.

Hint Keneviri        Bitkisel Kenevir

TOZ ESRAR

Kenevir bitkisinin yapraklarının toplanarak kurutulması sağlandıktan sonra elekten geçirmek suretiyle elde edilen esrara “toz esrar” denir.

 
PRES ESRAR  
Kenevir bitkisinden elde edilen maddenin nakliyesini kolaylaştırma amacıyla çeşitle şekillerde preslenmesi sonucu oluşan esrara; “pres esrar” denir.
 
GONCA ESRAR

Kenevir bitkisi içerisindeki aktif maddenin fazlaca bulunduğu üst yapraklardan elde edilen esrara “Gonca esrar” denir.

SIVI ESRAR

Kenevir bitkisinden elde edilen esrarın damıtılmasıyla likit esrar elde edilir.


UYARICILAR

AMFETAMİN
Amfetaminler; ruhsal yaşantıyı uyaran ilaçlar arasında yer alır. Amfetaminlerin temel yapısını, fenilatilamin çekirdeği oluşturur. Kimyasal yapılarına göre, uyarıcı etkileri birbirinden farklı, değişik amfetaminler vardır; en çok tanınanları şöyle sıralanabilir:

-Amfetamin (benzedrin)
-Amfetamin (Dexedrine)
-Metamfetamin (Desokxyn)
-Metilfenidat (Ritalin)
-Fenmezatin (Preludin)

Bunlar arasında bağımlılar tarafından yaygın olarak kullanılan amfetamin(benzedrin) ve
D-Amfetamin (Dexedrine)’dir.

1920 yılında ABD’de solunum yolları ve benzeri hastalık tedavisinde kullanılan efedrinden daha etkili bir madde araştırılırken amfetaminler rastlantı sonucu bulunmuştur. Önceleri ağız ve burun yoluyla kullanıldığında sadece solunum yollarını genişlettiği sanılan bu maddenin beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerinin tanınması 1930 yılına kadar süren çalışmalar sonucu gerçekleşmiştir.

1940 yılından sonra değişik hastalıkların tedavisi için oldukça geniş uygulama alanı bulan amfetaminlerin tedavi sınırları bağımlılık yapmaları ve yan etkileri sebebiyle gittikçe daraltılmış 1970’li yıllardan sonra da belirli bir-iki hastalığa indirilmiştir.

Dünyada zayıflama amacıyla amfetamin yada bu maddeyi içeren ilaçları kullananlarda bağımlılık yapması yan etkisi olması ve ruh hastalıklarının ortaya çıkması nedeniyle uygulama alanlarından kaldırılmıştır. Bugün; amfetaminler ender olarak aşağıdaki durumlarda kullanılmaktadır:

Narkolepsi adı verilen, gün içinde özellikle tekdüze işlerin yapıldığı sırada ortaya çıkan önüne geçilmez derecede güçlü bir uyuklama durumu olan ve ender görülen bu hastalığın tedavisinde;

Hiperaktif adı verilen, aşırı derecede hareketli olan çevreye uyumu güç ve okul başarısı düşük olan, beyin zedelenmesi geçirmiş çocukların tedavisinde;

Bazı sara(epilepsi) türlerinde yardımcı ilaç olarak.

Bu ilaçlar ruhsal çöküntü durumların tedavisinde, yalnız yada diğer antidepresan ilaçlarla birlikte kullanılan amfetaminlerin kaygı, tedirginlik, intihar eğilimleri ve eylemlerini arttırdığı görülerek bu tür uygulamalardan vazgeçilmiştir.

KOKAİN

Güney Amerika kıtasının Kuzey ve Kuzeybatısı boyunca uzanan yüksek And dağlarındaki ılıman iklim koşullarında yetişen ve Erythoxylon Coca olarak adlandırılan bitkinin yapraklarından elde edilen bir alkoloiddir.Merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip bir uyuşturucu maddedir. Baz kokain beyaz kristalize bir tozdur.
İlk kez 1860 yılında Alman kimyacı Albert Niemann tarafından koka yapraklarından ayrılarak elde edilmiştir. Bir alkaloid olan kokainin kimyasal yapısı ve etkisi atroponi andırır, kokain beyaz bir toz olup suda erir.
Kokainin hammaddesi Kolombiya'da yerleşik kokain kartelleri tarafından; Peru, Kolombiya sınırında işlenerek Kolombiya'da üretilen kokainle birlikte Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerine sevk edilmektedir. İkinci büyük koka yaprağı üreticisi olan Bolivya'nın Chapare vadisinde geniş koka üretim alanları bulunduğu, elde edilen hammaddenin komşu ülkelerden temin edilen kimyasal maddelerle burada kimyasal işlemlere tabi tutulduğu bilinmekte ise de, son zamanlarda Kolombiya kokain kartellerinin bu ülkedeki uyuşturucu pazarında söz sahibi oldukları anlaşılmıştır. Kısaca Kolombiya kokain kartellerinin dünyadaki kokain piyasasının büyük bir bölümünü ellerinde tuttukları söylenebilir. Adı geçen üç ülke dışında, Venezüella, Panama, Brezilya, Arjantin ve Ekvator'da da az miktarda kokain üretimi olduğu bilinmektedir.


KAFEİN

Kahve tohumunda bulunan Kafein, kahvenin etkili maddesi olup, merkezi sinir sistemi üzerinde hafif bir uyarıcı etkisi vardır. Kafein laboratuarlarda sentez yoluyla da elde edilir. Kafein ve Kafein içeren ilaçlar tıp alnında dolaşım ve solunum sistemini güçlendirici olarak kullanılır. Ancak ilaç olarak kullanılan Kafeinin kötü kullanımı ve bağımlılık yapması söz konusu değildir.

Kafeine bağlı kötü kullanım ve bağımlılık Kafein içeren kahve ve içecekler için söz konusudur. Az miktarda alınan Kafein yorgunluğa karşı direnci yükseltir. Kısa bir süre beden gücünü, zihin çalışmasını, iş verimini artırır, uykuyu kaçırır, uzun süre kullanılması sonucu ruhsal bağımlılık yapmasına karşın fiziki bağımlılık yapmaz. Kimi kişilerde kafeine karşı aşırı duyarlılık vardır çok az miktarda alınsa bile kalp vurum sayısını artırır, baş dönmesi, bulantı ve kusma yapabilir.

 

SENTETİKLER

Bu maddelerin temel özelliği; ruhsal yaşantıyı bozmaları, değiştirmeleri ve karıştırmalarıdır. Sentetik uyuşturucular doğal uyuşturucuların karşılığı olarak, çeşitli kimyasal yollarla üretilmiş olan suni uyuşturuculardır.Sentetik uyuşturucular insanların sinir sisteminde yapmış oldukları etkilere göre;Depresantlar,Stimulantlar,Halusinojenler gibi sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.Günümüzde, en az tabii narkotikler kadar tehlikeli olan bu maddelerin, kötüye kullanımındaki kolaylık nedeniyle gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.

ECSTASY Metilen Dioksi Met Amfetamin(MDMA)

Merkezi sinir sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen amfetamin türevi bir sentetik uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı şeklindedir.

İlk olarak "çeçe sineği" gibi böcekler soktuğunda insanları uyku halinden kurtarmak için 1912 yılında üretildiği bilinen ecstasy; uyuşturucu olarak ilk defa 1985 yılında Hollanda'da rapor edilmiştir. Sağlık uzmanları, bu maddelerin merkezi sinir sistemine ve vücuda olan zararlarını sürekli olarak bildirmektedirler.

Moda uyuşturucular olarak bilinen bu tip sentetik maddeler, genelde var olan etkin maddenin özel muameleler ve kimyasal yöntemlerle moleküler anlamda değişikliğe uğratılması neticesinde birtakım ara maddelerin de katılmasıyla üretilmektedir.

Ecstasy; "3.4 Metilendioksimetamfetamin"in (MDMA) yaygın ismidir. Ecstasy, feniletilaminler ve halüsinojenik meskalin maddesinin yapısı ile benzerlik gösteren bir kimyasaldır. MDMA tableti alındıktan sonra uyarıcı etkiler hissedilir. Uyuşturucu üreticileri, var olan uyuşturucuların moleküler yapılarını değiştirerek yeni uyuşturucular üretmek ve pazara yeni maddeler sürmek amacını güderler.

Amfetamin kelimesi çok kalabalık uyarıcılar grubu için kullanılan bir kelimedir. Speed (hız) olarak bilinirler. Değişik amfetaminlerin çok benzeşen kimyevi yapıları ve etkileri vardır. Tecrübeli kullanıcılar dahi hangisini kullanmış olduklarını anlamayabilirler. Dextroamfetaminler ve Methamfetaminler en çok karşılaşılan iki çeşididir.

Bunlara örnek olarak şu maddeler gösterilebilir:
o             MDEA: MDMA'dan daha hızlı (2-3 saat) fakat daha kısa süreli bir maddedir.
o             MDA: Etkisi MDMA'dan daha uzun süren (8-12 saat) ve daha güçlü etkileri olan bir maddedir.
o             DOB: Güçlü ve (18-30 saat) çok uzun süreli hayal gösterici etkileri olan bir maddedir.
o             MDOH: MDA ile benzer etkilere sahip bir maddedir. Fakat etki süresi daha kısadır (3-6 saat). Etkiler geçtiğinde şiddetli bitkinlik ve uyuşukluk hali görülür.

 

CAPTAGON


Sentetik bir uyuşturucu türüdür.Önceleri Almanya’da yasal olarak üretilen bu maddenin üretimi, kötüye kullanımının artması üzerine durdurulmuştur.Üretiminin durdurulmuş olması ile birlikte yasal olmayan yollardan,yüksek kazanç elde etmek için çeşitli ülkelerde kaçak olarak üretilmeye başlanmıştır.

Piyasaya captagon ticari adı ile sürülen ve etken madde olarak fenetylline içeren bu uyuşturucunun özellikle Arap ülkelerinde kullanımı yaygındır.

Captagon üretiminde tespit edilen iki aşama vardır.Birincisi fetylline maddesinin imal edildiği kimyasal aşama,ikincisi ise elde edilen etkin maddenin tablete dönüştürülmesi olan fiziksel aşamadır.Yapılan araştırmalar göstermiş ki; yasadışı yollardan captagon üretimi yapan şahıslar, daha fazla uzmanlık,zaman ve laboratuar malzemesi gerektirdiğinden,fenetylline maddesini doğrudan temin edip, ikinci aşama olan ve çok uzmanlık gerektirmeyen fiziksel aşama devresinden itibaren üretime geçmektedir.

Önceleri etkin maddesi fenetylline olarak üretilen ve satılan captagonun, üretiminin yasaklanması neticesinde yasadışı yollardan gizli laboratuarlarda üretilmeye başlanması ile etkin maddesi ve içerisinde ne olduğu tam olarak bilinmeyen, ancak hapların üzerlerindeki captagon logolarından dolayı captagon adı ile satışı yapılan, farklı özelliğe sahip haplarda tespit edilmiştir.

-METHAMFETAMİN

Amfetaminin çok aşırı bağımlılık yapan ve oldukça yüksek zehirleyici özelliği bulunan şeklidir. Kısaca METH olarak bilindiği gibi, şeffaf kaya gibi görüntüsü nedeniyle “ıce”(buz) olarak da bilinir.Etkisi, ne kadar kullanıldığına bağlı olarak 2-24 saat arasındadır.

-LYSERGİC ASİD DİETHYLAMİD (LSD)
Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea) genel olarak arpa, buğday, çavdar ve mısır gibi tahıl ürünleri üzerinde asalak olarak yaşayan zehirli bir mantardır. Bu mantarın dışı koyu mor, içi açık mor ya da pembe renktedir. Toprakta yetişen beyaz ya da krem renginde olan türleri de vardır.
1938 yılında İsviçre'nin Basel kentinde Sandoz İlaç Firması laboratuarlarında çalışan Albert Hoffman çavdar mahmuzundan bulunan çeşitli alkaloidlerden sentez yoluyla LSD elde etmiş bu maddeyle laboratuar araştırmaları ve hayvan deneyleri yapmıştır.
Mürekkeple yazı yazıldığında fazla mürekkebi emen kağıt gibi renkli, parlak, çıkartma gibi veya emici kağıt tabakalarında emdirilmiş olarak, renkli tabletler veya emici kağıt şeklinde, su gibi renksiz sıvı ve ince jelatin kareleri şeklinde satılır.
Tatsız, kokusuz olan LSD toz halinde yada çeşitli maddelere emdirilmiş halde de bulunabilir.
30 gram LSD 300.000 doz için yeterlidir. Bir toplu iğne başı kadar LSD; kullanan şahsın kendisinden geçmesini sağlaması için yeterlidir. Eğer bu miktar biraz fazla alınacak olursa insanı çıldırtır bunun devamında ise intiharlar ve cinayetlerin gelmesi kaçınılmazdır.


 
GAMMA HYDROXYBUTYRATE (G H B)

Önceleri vücut çalışması yapanlarda kas büyümesini uyarmak için kullanılırken, son yıllarda eğlence partilerinde suiistimal edilmeye başlanmıştır.
Elektrik panellerini temizlemeye yarayan bir kimyeviden sentez edilmiş olup, sıvı ve toz halindedir.Çoğunlukla ecstasy ile birlikte kullanıldığı bilinmektedir.
Kokusu ve tadı yoktur, etkisi 1-3 saat sürer.Kokusu ve tadı olmadığından, içki veya içilen herhangi bir şey içine kolayca karıştırılmaktadır.

 KETAMİNE HYDROCHLORİDE(KETAMİN)
Hayvan ameliyatlarında, anestezide kullanılan “Özel K” denen madde,” Ketamine Hydrochloride”dir.Özel K denen bu uyuşturucu, ketaminin ocak üstünde ısıtılarak sıvıdan toza dönüştürülmesi ile elde edilmektedir.Çok güçlü halusinasyona yol açar.Etkisi yarım saat ile iki saat arasındadır.”Rave ” denilen çılgın partilerde Özel K olarak gündeme gelmiştir.

PHEN CYCL İDİNE (Piperidin) (P C P)

P C P ilk kez 1950'li yıllarda genel anestezi ilacı olması amacıyla geliştirilmiş ve kullanım alanına girmiştir. Damar ya da kas içi yolla kullanıldığında çevreden kopma, soyutlanma, uzaklaşma ve kişilik bölünmesi, parçalanması durumuyla birlikte giden belirtilere yol açar. Bilinç bozulur, karışır, kaybolur.

Beyaz kristal toz şeklinde yada yasa dışı uyuşturucu dünyasında tabletler, kapsüller ve renkli tozlar şeklinde görülür. P C P kullanan bir çok insan, bilmeden kullanıyor olabilir, çünkü P C P katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. L S D ve Metamfetaminlere ilave edildiği bilinmektedir. Etkisi 2-4 saat sürebilir.

SAKİNLEŞTİRİCİLER

Bu maddeler morfin yerine geçen sentetik maddelerdir. Bunlar beyaz tabletler şeklinde hazırlanır, üzerlerine çeşitli renklerde tabakalar da geçirildiği görülmüştür.

Günümüzde en az doğal uyuşturucular kadar tehlikeli olan bu maddelerin suistimali gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.

Tıbbi amaçlar için imal edilen sentetik uyuşturucuların mutlak surette hekim kontrolünde kullanılması gerekmektedir.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığınca yürütülen yeşil ve kırmızı reçete tatbikatı bu tür ilaçlar için başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Sentetik uyuşturuculardan sayılan bu ilaçlardan uyarıcılar KIRMIZI REÇETE, uyuşturucular ise YEŞİL REÇETE ile satılabilmektedir.

-Barbituratlar

Merkezi sinir sistemini etkileyerek yatıştırıcı, teskin edici etkinlik gösterirler. Sentetik olarak değişik renk, hacim ve şekillerde kapsül veya tabletler halinde üretilir, tıp alanında kullanılan 30 kadar çeşidi vardır. Bu ilaçlar doktor tarafından hastayı sakinleştirmek veya uyutmamak için verilir.

Barbituratlar 300 mg. alındığında derin bir uyku hali meydana getirir, 4-8 saat arası sürebilir.1000 mg. alındığında ise ölüm meydana gelebilir. Ayrıca barbituratlar alkol ile alındığında da ölüm gerçekleşir. Bu maddeler ağız yolu ile alınır, suda eritilerek deri altına zerk edilebilir.

Barbituratlar alındığında alkol sarhoşluğunun belli özelliklerini gösterir. Fark sadece kokularıdır, barbituratlar kokusuzdur. Bu maddenin kullanımının suiistimali sonucunda; uyuşukluk, sinirlendirici davranış, kahkaha, sendeleme, intizam bozukluğu, reflekslerde zayıflama, artan terleme, göz bebeklerinde küçülmedir. Aşırı dozda, şahsın şuursuz halde kendini kaybetmesini sağlar. İlacın bırakılması durumlarında; uykusuzluk, bulantı, ve kusma, karın krampları, titreme, şüphecilik, halsizlik ve gayri ihtiyari kas hareketleri gibi sorunlar ortaya çıkar.
Trankizanlar
İnsanları sakinleştirmek ve kullananın akli ve fiziki uyanıklılığını artırarak, mevcut endişelerini gidermek üzere kullanılır. Ülkemizde reçete ile verildiği halde bazı ülkelerde reçetesiz satılmaktadır. Yüksek dozların altında iken ve ani vazgeçmelerde barbituratlarda görülen sorunlar ortaya çıkar.
-Sedatifler
Akli ve fiziki aktiviteyi ve uyanıklığı yatıştıran ancak barbituratların aksine uykulu hal alınmasını önleyen sentetiklerdir. Bunu kullananlar ilk önceleri kendilerini cesur ve iyi hissetseler de sonrasında kendilerini yalnız ve çevresinde kaybolmuş hissederler.

KAYNAKLAR

© 1999/2004 Sakarya Emniyet Müdürlüğü Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü
Tel: 0.264.241 54 00 Dahili 6650-6654     Fax: 0.264.241 54 25
sakaryaemniyet@sakaryaemniyet.gov.tr

 

 

manşetler


 

TV'de Bugün

SPOR HABERLERİ

 

SPOR HABERLERİ

 

SPOR HABERLERİ

 

SPOR HABERLERİ

 


 
Copyright 2008 www.bizimmektep.com. Tüm Hakları Saklıdır. Bu Site Engin GÖKCEN ve Faruk KARAKOÇ tarafından hazırlanıp yayınlanmaktadır.